‘KOBİ’lere yeni başarı hikayesi lazım’

TOSYÖV (Türkiye Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeler, Serbest Meslek Mensupları ve Yöneticileri Vakfı), TOBB (Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği), KOSGEB (Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı) işbirliği ve İş Bankası ana sponsorluğunda “KOBİ’lerin Orta Gelir Tuzağı’ndan Kurtulma Stratejileri” ana temasıyla XI. KOBİ Zirvesi gerçekleştirildi. Zirvede güncel KOBİ sorunlarına yönelik çözümleri önerileri getirildi. KOBİ’lerin yeni bir başarı hikayesine ihtiyacı olduğu vurgulanan zirvede toplumun ve Türkiye’nin refahının KOBİ’lerin performansından geçtiği, Türkiye’de büyümeye ve gelişmeye dönük vizyonel bir bakış açısının oluşup güçlendiğinin altı çizildi. Gelecekte Türkiye’nin hedeflerine yönelik politikaların üretilmesine ve hızla uygulamaların hayata geçirilmesine yoğunlaşmak gerektiğine vurgu yapıldı. XI. KOBİ Zirvesi’nin katılımcıları 2015 yılı itibarıyla dünya ekonomisinde ‘yeni bir dönem’e girildiğinin altını çizdi. Yeni dönem; ‘Sermaye’nin Büyük Geri Dönüşü’ olarak karakterize edildi.

Uluslararası sermaye hareketlerinin, Türkiye’nin de aralarında bulunduğu ‘Gelişmekte Olan Ülkeler’den çekilmesinin doğuracağı muhtemel etki, “dolar krallığına giriş” şeklinde özetlendi. Yeni dönemin ‘Gelişmekte Olan Ülkeler’de etkisini; dolar kurunda yükseliş, ulusal paraların değer yitirmesi, doğrudan yabancı sermaye yatırımlarında azalış, ekonomik büyüme hızlarında yaşanan keskin yavaşlama biçiminde gösterdiği vurgulandı. XI. KOBİ Zirvesi, ‘Orta Gelir Tuzağı’nı, Türkiye’nin, 60 yıllık sanayileşme yoluyla kalkınma ve gelişme serüveni olarak değerlendirdi. ‘Orta Gelir Tuzağı’ kavramının dünya ekonomisi geneli için yapılan dönemsel tanımlamalarla literatüre; “Doğu- Batı”, “Güney-Kuzey”, “Asya-Avrupa” kıyaslaması olarak girdiğine dikkat çeken katılımcılar, ‘Orta Gelir Tuzağı’nın Türkiye için artık aşmakta olduğu bir kalkınma eşiği olarak anlaşılmasını önerdiler.

Yapısal dönüşümün ekseninde KOBİ’ler olmalı

XI. KOBİ Zirvesi’nde; Türkiye’nin ‘Güçlü ve Dengeli Büyüme’ için “Yapısal Dönüşüm” dönemi başlattığına, 2015 yılına Hükümet’in açıkladığı 25 adet Öncelikli Dönüşüm Programı kapsamında yeni bir rotayla girildiğine işaret edildi. Odağında sanayinin olduğu yeni bir ekonomik kalkınma modeline doğru güçlü bir yürüyüşün startının verildiğine dikkat çekildi. Dönüşüm’ün hedefi şu şekilde formüle edildi: “Sanayi kalkınma sürecinde merkezi bir rol üstlenecektir. Yüksek oranlı yatırımlarla hızlı bir sermaye birikim süreci sağlanacaktır. Bu yeni kalkınma modelinde ileri teknolojiyle üretim yapacak olan Türkiye yüksek katmadeğer üreten rekabetçi bir ülke seviyesine gelecektir.” Zirvede yapısal dönüşümün ekseninde de KOBİ’lerin yer almasının kaçınılmazlığına işaret edildi. KOBİ’lerin yeni bir başarı hikayesine ihtiyacı bulunduğunun altı çizildi. KOBİ’lerde katmadeğer üretimini artırmanın önemini vurgulandı. Bu konuda başat sorun olarak KOBİ’lerde ileri teknoloji kullanımına dikkat çekildi. KOBİ’lerin binlerce Ar-Ge projesi yürüttükleri, sayılarla gösterildi. Zirve katılımcıları, gelişmiş ekonomilerin rekabet üstünlüğünü, dijitalleşme, bilimi, aklı ve hayali birleştirmek suretiyle yeni bir sanayi devrimine geçmiş ve bilgi toplumuna geçmiş olmakla açıkladılar. Türkiye’de de KOBİ’lerin bu yeni teknoloji devrimini kaçırmamaları için ellerini çabuk tutmak zorunda olduklarına dikkat çektiler.

KOBİ’ler ve finans

  • Kredi genişlemesi girişimci KOBİ’leri destekleyecek yapıda olmalı
  • Bankacılık sistemi KOBİ’lere kredi yapılandırmada esnek yaklaşarak yeni imkanlar sunmalı
  • Öncelikli kalkınma projelerinde KOBİ’lere desteğin artırılması faktoring ve finansal sektöre ilgiyi de artıracak ve KOBİ’lerin finansmanı kolaylaşacaktır
  • Bölgesel gelişme ve yeni dönem çalışmaları kapsamında hibe alanından yavaş yavaş çekilmek ve daha sofistike finansal araçları devreye almak uygun olacaktır

KOBİ’ler eğitim ve üniversite

  • Meslek liselerinin eğitim programlarını sektörel ve bölgesel ihtiyaçlar temelinde ve kalkınma planları paralelinde ‘Odalar’ın düzenlediği yeni bir uygulama modeline geçilmeli
  • Çok acil Ar-Ge elemanları yetiştirmeli, daha önemlisi üniversitenin sanayi alanının içine taşıması gerekli
  • Teknoloji kullanıcısı insan yerine onu üreten beyinlerin yetiştirilmesine odaklanılmalı
  • Üniversite-Sanayi ilişkisinin yapısına müdahale edilmeli

KOBİ’ler ve ihracat

  • Pazar çeşitlendirmesi için KOBİ’lere destek olunmalı
  • KOBİ’lerin gidemeyeceği pazarlar KOBİ gözüyle incelenmeli
  • İhracatçı KOBİ’lere ve ihracatla tanışmamış KOBİ’lere lojistik desteği sağlanmalı
  • Hizmet İhracatçıları Birliği kurulmalı

KOBİ’ler ve üretim

  • KOBİ’lerde özellikle yerli katkılı üretim modeline yönelilmeli
  • Ürün değil marka satmaya odaklanmalı
  • Üretim ahlakı ve kültürünü, değer yaratma kültürünü hayatın her alanına koyan politikalar yaratılmalı
  • KOBİ’lerin Ar-Ge ve yenilik kapasitelerini artırmaya yönelik yeni destek modellerine ihtiyacı var.
Paylaş!

Düşüncelerinizi paylaşır mısınız?

css.php